Köylü kişi geri döndü. Yolda birisinin arkası sıra hızla atla geldiğini gördü. Atlı iyice yaklaşıp dedi ki: “Ey köylü şahıs! Şeyh Müfit buyurdu ki o kadının karnını kesip karnından bebeğini çıkarıp öyle defnedin.” Köylü kişi bu şekilde amel etti.
Bir süre sonra olayı şeyh Müfid’e anlattılar. Şeyh: “Ben kimseyi göndermedim. Öyle anlaşılıyor ki o kişi Sahibe’z Zaman imam Mehdi’dir. (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) şer’i ahkâmda hata yaptığıma göre artık fetva vermesem daha iyi olacak.” Dedi. Sonra evine geri dönerek evinin kapısını kapattı ve başvuranların sorularına cevap vermemeye başladı.
Bu olay ta Veliyi Emir Hz. İmam Mehdi’den (aleyhi selam) şeyh Müfid’e yazılan bir tevkiiyle (ferman) devam etti. Fermanın içeriği şöyle idi: “Sizin vazifeniz fetva vermek ve bizim vazifemiz sizi koruyarak hatalara düşmenizi önlemek.” Bu emirden sonra şeyh tekrar fetva vermeye başladı.
Rivayet edilmiştir ki 30 yıl boyunca 30 tevki İmam Mehdi’den (aleyhi selam) şeyh Müfid’e gönderilmiştir. Tevkilerin başlığında şöyle yazmaktaydı: “Lileği’l e’azi’s sedid eş-Şeyhu’l Müfid” yani: “Değerli ve doğru kardeşim şeyh Müfid’e”
* Şeyh Müfid zamanının en büyük Şia din adamı ve müçtehidi idi. Yani bir anlamda şimdiki Velayet-i Fakih konumunda olan bir kişiydi.
Abna.ir